TTB ve SES Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Raporunu Duyurdu: Sorunlar Çözülmedi, Derinleşerek Kronikleşti

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından hazırlanan Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu, Adıyaman, Hatay ve İstanbul’da eş zamanlı düzenlenen basın toplantılarıyla kamuoyuna duyuruldu. Rapor, depremin üçüncü yılında sağlık, barınma ve sosyal hizmet alanlarında yaşanan sorunların derinleşerek kronikleştiğini ortaya koydu.

Hatay’daki basın toplantısı TTB-KESK Koordinasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ali Kanatlı, Hatay Tabip Odası Başkanı Dr. Sevdar Yılmaz, SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın ve TTB Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetimi Akademisi Eşgüdüm Kurulu üyesi Dr. Mehmet Zencir katıldı. Raporun yönetici özetini paylaşan Kanatlı, 18’inci ay raporunda toplumsal sağlığı şehir hakkı üzerinden ele aldıklarını ve herkes için eşit, sağlıklı ve güvenli kent ile konut hakkını vurguladıklarını, depremin ikinci yılına ilişkin raporda ise yeniden inşa sürecinin toplumun öz örgütlerinin katılımıyla planlanması gerektiğini dile getirdiklerini söyledi. Kanatlı, 30’uncu ay raporunda ise hızlı inşaat politikalarının yol açtığı “sosyal cinayet” olgusuna dikkat çektiklerini ifade etti. Kanatlı ayrıca Hatay’da yıkılan hastanelerdeki 1200 yatak ihtiyacının halen karşılanmadığı, halen 100’ü aşkın aile sağlığı merkezinin konteynırlarda hizmet verdiğini belirterek güncel verileri paylaştı.

Adıyaman’daki toplantı KESK Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Ali Karakoç ve Dr. Ayşegül Ateş Tarla ile Adıyaman Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdal Yavuz, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, SES Genel Sekreteri Ferit Ceylan, SES Adıyaman Şubesi Eş Başkanı Rengin Hüsniye Kılınç ve Tüm Bel-Sen MYK üyesi Bülent Türkmen katıldı. Burada konuşan Merkez Konseyi üyesi Karakoç, depremin doğa olayı olmaktan çıkarılarak uygulanan politikalar ve siyasi tercihler nedeniyle yıkıcı bir toplumsal afete dönüştürüldüğünü, hazırlanan raporun da bu sürecin derinleşen toplumsal krize evrildiğini açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Karakoç, bölgenin halkın yararına değil, sermaye ve siyasi çıkarlar doğrultusunda yönetildiğini ifade etti.

Merkez Konseyi üyesi Ateş Tarla ise, çalışmalara “şehir hakkı” perspektifiyle başladıklarını belirterek, 30’uncu ay raporunda hızlı inşaat politikalarının toplum üzerinde yarattığı yıkımın “sosyal cinayet” kavramıyla ele alındığını anlattı. Bu sürecin özellikle emekçiler, çocuklar ve kırılgan gruplar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Ateş Tarla, üçüncü yıl raporunda da aile sağlığı merkezleri, 112 acil hizmetleri, hastaneler, fizik tedavi ve rehabilitasyon birimleri ile toplum ruh sağlığı merkezleri başta olmak üzere birçok alanda ciddi yetersizliklerin sürdüğünün tespit edildiğini dile getirdi. Adıyaman’daki toplantıda raporun yönetici özetini de Ateş Tarla paylaştı.

İstanbul’daki basın toplantısı ise İstanbul Tabip Odası’nda (İTO) gerçekleştirildi. Toplantıya TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip, İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, SES Şişli Şubesi Eş Başkanı Fadime Kavak Sevim ile TTB Afetlerde Sağlık Hizmetleri Yönetimi Akademisi Eşgüdüm Kurulu üyesi Dr. Raşit Tükel katıldı.

Depremin üçüncü yılında da yaraların sarılamadığını ve hasarların sürdüğünü belirten Saip, depremin ilk anından itibaren TTB, tabip odaları ve SES’in bölgede hem akut sorunlara müdahale ettiğini hem de aylık ve altı aylık raporlarla halkın ve sağlık emekçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını, sağlık, çevre ve yeniden inşa sürecinde yaşanan sorunları ortaya koyduklarını ifade etti. Saip, hazırlanan raporlar ve çözüm önerilerinin düzenli olarak kamuoyu ile paylaşıldığını da vurguladı. Raporun yönetici özetini ise SES Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey paylaştı.

Raporun yönetici özetinde, Hatay ve Adıyaman başta olmak üzere deprem bölgesinde hastane ve aile sağlığı merkezlerinin önemli bir bölümünün hâlâ konteynırlarda hizmet verdiği; yatak kapasitesi, sağlık personeli ve altyapı yetersizliklerinin ise giderilemediği belirtildi. Barınma sorununun yüksek kiralar, belirsiz konut politikaları ve konteynır kentlerin tasfiyesiyle daha da ağırlaştığı vurgulanırken; altyapı eksiklikleri, ulaşım sorunları, işsizlik, yoksullaşma ve kamusal hizmetlere erişimde yaşanan aksaklıkların depremzedelerin gündelik yaşamını doğrudan etkilediği vurgulandı. Yönetici özetinde, yalnızca inşaat odaklı yaklaşımların toplumsal iyileşme sağlamadığına işaret edilerek, sağlık ve sosyal politikaların hak temelli ve katılımcı bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiği ifade edildi.

Yönetici özetinde ayrıca, depremin psikososyal etkilerinin zamanla azalmadığı, aksine kalıcı hale gelerek travma, güvensizlik, umutsuzluk ve tükenmişlik duygularını derinleştirdiği kaydedildi. Saha çalışmalarının, barınma, geçim, sağlık hizmetlerine erişim ve kamusal süreçlerdeki belirsizliklerin bireylerin “iyi olma halini” ciddi biçimde zayıflattığını ortaya koyduğu belirtilirken; özellikle kadınlar, çocuklar, gençler ile sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin çoklu risklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Artan iş yükü, personel eksikliği ve hizmet yetersizliklerinin sağlık sistemini krize sürüklediği ifade edilirken, afet sonrası iyileşmenin kendiliğinden gerçekleşmeyeceği, toplumsal sağlığın ancak barınma, sağlık, adalet, sosyal destek ve demokratik katılımı esas alan bütüncül politikalarla mümkün olabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Raporun tamamı ise ilerleyen günlerde TTB internet sitesinde yayımlanacak.

TTB-SES Şubat 2023 Depremleri 3. Yıl Değerlendirme Raporu’nun Yönetici Özeti için tıklayınız.

Loading

Paylaş