Dünya Tabipleri Birliği (DTB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kanunu’nun 39. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nce iptali sonrasında ortaya çıkan yasal boşluk ve bu nedenle TTB’nin mesleki özdenetim yükümlülüğünü yerine getirememesi ile ayrıca Muhsin Yazıcıoğlu otopsisine giren adli tıp uzmanlarının tutuklanması nedeniyle Türkiye’de tıp mesleğinin bağımsızlığına ve özerkliğine dair tehditlere dikkat çekerek, hekimlerin mesleki bağımsızlıklarının sağlanması ve TTB’nin tıp etiğini savunma görevini yerine getirebilmesi için statüsünün tekrar tanınması için çağrıda bulundu.
DTB’nin açıklamasının tamamı şöyle:
DTB, Türkiye’de Tıp Mesleğinin Mesleki Bağımsızlığına Yönelik Tehditlere Karşı Uyarıda Bulundu
DTB, Türkiye’de tıbbın mesleki özerkliğine, özdenetim yükümlülüğüne ve mesleki bağımsızlığına zarar veren gelişmelere dair endişelerini dile getirdi. DTB’nin belirttiği endişeler; TTB’nin yasal disiplin ve etik denetim görevlerini yerine getirmesini engelleyen kısıtlamalar ile adli tıp uzmanları hakkında, görevlerini yerine getirirken yaptıkları mesleki değerlendirmelerle bağlantılı olarak yürütülen hukuki süreçler ile ilgiliydi.
DTB Başkanı Dr. JP Park şu açıklamada bulundu:
“Mesleki özerklik ve tıbbi bağımsızlık; sağlık hizmeti sunumunun, toplumsal güvenin ve tıp mesleğinin bütünlüğünün temel unsurlarıdır. Hekimler, yıldırma, müdahale veya orantısız hukuki sonuçlarla karşılaşma korkusu yaşamadan mesleki kanaatlerini özgürce oluşturabilmeli, etik yükümlülüklerini yerine getirebilmeli ve bilimsel görüşlerini paylaşabilmelidir.”
DTB, hekimlerin mesleki kanaatlerini herhangi bir usulsüz veya uygunsuz etki altında kalmadan oluşturabilmeleri gerektiğini ve tıp mesleğine dair düzenlenmelerin bağımsız, meslek içi mekanizmalarla yapılması gerektiğini vurgulayan DTB Mesleki Özerklik ve Klinik Bağımsızlıkla İlgili Seul Bildirgesi ile Meslekte Öz-Düzenleme ile ilgili DTB Madrid Bildirgesi’ni yeniden hatırlattı. DTB ayrıca, meslek örgütlerinin mesleki ölçütlerin sağlanmasında ve korunmasında oynadığı yaşamsal rolü vurguladı ve tıbbi uygulamalara ya da uzman görüşlerine ilişkin oluşabilecek soru işaretlerinin, mesleki ve hukuki süreçlere içinde uygun ve adil biçimde ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
DTB, Türkiye’deki yetkililere, tıp etiğini ve mesleki deontolojiyi korumakla görevli resmi kuruluş olan TTB’nin statüsünün gecikmeksizin yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu. Ayrıca adli tıp uzmanları da dahil olmak üzere hekimlerin, görevlerini bağımsız biçimde, tıp etiği ve uluslararası mesleki ölçütlere göre, hastaların ve toplumun yararı doğrultusunda yerine getirebilmelerinin güvence altına alınmasını istedi.
DTB açıklamasının İngilizce orijinali için tıklayın.
![]()

