Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) çağrısıyla hekimler, “Kotaya, USHAŞ’a, Haraç ve Yoksullaştırıcı Para Cezalarına Karşı Mesleki Bağımsızlığımıza Sahip Çıkıyoruz!” diyerek 22 Şubat 2026 günü İstanbul Kadıköy’de bir araya geldi.
Buluşmaya TTB Merkez Konseyi üyeleri ile kol ve çalışma gruplarının temsilcileri; TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) üyeleri; İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya, Kocaeli, Tekirdağ, Aydın, Batman tabip odalarının, uzmanlık derneklerinin, sağlık emek-meslek örgütlerinin yönetici ve üyeleri katıldı.
İTO Kadıköy Bürosu’ndan İskele Meydanı’na yapılan yürüyüşte “Sermayeden bağımsız hekimlik yapmak istiyoruz, serbest çalışma hakkımızı savunuyoruz”, “Mesleki bağımsızlığımıza sahip çıkıyoruz”, “Başka bir sağlık sistemi mümkün, başka bir hekimlik ortamı mümkün” yazılı pankartlar taşındı; “Sağlık haktır, satılamaz”, “AKP sağlığa zararlıdır”, “Bakan elini cebimizden çek”, “Patronlara köle olmayacağız”, “Haraca, kotaya, USHAŞ’a hayır” sloganları atıldı.
İskele Meydanı’ndaki basın açıklamasında ilk sözü TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap aldı. Hekimlerin mesleklerini yaparken her geçen gün yeni engeller ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Azap; geçen hafta aile hekimlerinin, bu hafta ise özel hekimlik alanında çalışan hekimlerin ve diş hekimlerinin yaşadıkları sorunlara çözüm amacıyla Kadıköy’de bir araya geldiğini belirtti. Özel hekimlik alanında çalışan hekimlerin çalışma koşullarını kısıtlayan uygulamalardan söz eden Azap şöyle konuştu:
“Bu ülkede hekimlerin halka nitelikli bir sağlık hizmeti vermesi için gerekli koşullar ortadan kaldırılıyor. Vatandaşlarımızın sağlığa erişimi giderek azalıyor ve zorlaşıyor. Tüm bunlar ülkeyi yönetenlerin ise umurunda olmuyor. Tek bir isteğimiz var: Etik ve bilimsel değerler doğrultusunda mesleğimizi özgürce yapabilmek. Biz; sadece hekimlik için değil, halkımızın daha iyi sağlık hizmeti alabilmesi için bu düzenlemelere karşı mücadelemize devam edeceğiz. 14 Mart Tıp Haftası’nda yeniden bir araya geleceğiz ve bu talebimizi en güçlü şekilde haykıracağız.”
TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip; hekimlerin ve hastaların aynı tarafta olduğunu, iyi hekimlik yapma koşullarının ortadan kaldırılmasının halkın sağlık hakkının da elinden alınması anlamına geldiğini ifade etti. Hekimlere özel hastane patronlarının baskı ve dayatmaları, ağır çalışma koşulları, uygulama hatası gerekçeli yüksek tazminatlar dayatıldığını aktaran Saip, hastaların ise hem hekim seçme hakkının elinden alındığını hem de alınamayan ilaçlar nedeniyle mahkemelerde sürünür hale geldiğini hatırlattı. Tüm bu sorunlara karşın birinci basamakta çağ ve bilim dışı uygulamaların yaygınlaştırıldığını, özel sağlık alanında ise açıkça simsarlık yapıldığını vurgulayan Saip, “Tekrar ediyorum: Hekimler ile hastalar aynı taraftadır. Biz iyi koşullarda, iyi hekimlik yapmak istiyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, muayenehane hekimleri küçük bir grup olmasına karşın hekimlerin muayenehane açma ve serbest çalışma haklarının tarihsel bir hak olduğunu anımsattı. Serbest çalışma hakkının öğrencisinden asistanına, pratisyen hekiminden uzmanına, işyeri hekiminden akademisyenine, tüm hekimlerin tutunacağı bir dal olduğunu kaydeden Küçükosmanoğlu, serbest çalışmanın kuralsız çalışma anlamına gelmediğini söyleyerek TTB’nin ve uzmanlık derneklerinin önemine dikkat çekti. Küçükosmanoğlu, hekimlerin tüm bu dayatmalara karşın serbest çalışma hakkından asla vazgeçmeyeceğinin altını çizdi.
İstanbul Dişhekimleri Odası Genel Sekreteri Dt. Aret Karabulut; gerek kamuda gerek özelde çalışan diş hekimlerinin sorunlarının münferit olmaktan çıkıp yapısal bir hal aldığını belirtti. Özelde denetimler, idari yaptırımlar, cezalar, ağır çalışma koşulları, artan kira ve tıbbi malzeme maliyetleri; kamuda ise artan hasta sayıları, performans baskısı, personel yetersizliği sonucu nitelikli hizmet üretimi yapamaz hale geldiklerini dile getiren Karabulut, nihayetinde toplumun da ağır ve diş sağlığı hakkının doğrudan etkilendiğini söyledi.
TTB UDEK Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Ejder Akgün Yıldırım; iyi hekimlik faaliyetlerini kısıtlayan uygulamalara karşı TTB’nin hazırladığı “İyi Hekimlik Ancak İyi Şartlarda Yapılabilir” başlıklı metne 40 uzmanlık derneğinin imza attığını anımsattı. Yıldırım, şöyle devam etti:
“40 uzmanlık derneği demek, tıbbın bildiğimiz bütün alanlarının bu uygulamalara yanlış demesi demektir. Hekimi küstürürseniz, üzerseniz ama her şeyden öte hakkını ve emeği gasp ederseniz bu ülkenin sağlığını yok edersiniz. Biz yapılan bu yanlışların derhal durdurulması ve hekimlerin sözünün dinlenmesi için elimizden geleni yapacağımızı, TTB’nin ve hekimlerin mücadelelerine katkı koyacağımızı belirtiyoruz.”
Konuşmaların ardından TTB Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Güray Kılıç ortak basın açıklamasını okudu. Özel hekimlik alanında yaşanan sorunların ayrıntısıyla aktarıldığı açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Kamu idaresinden talebimiz; hekimlerin çalışma şevkini kıran, çalışma özgürlüğünü kısıtlayan, mesleki bağımsızlığı ortadan kaldıran, halkın nitelikli sağlık hizmetine erişimini zorlaştıran bu düzenlemelerin geri çekilmesidir. Bu uygulamalar sona erene kadar hukuki, mesleki ve örgütsel mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”
Açıklamanın tamamı için tıklayınız.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği adına Dr. Ömer Faruk Erin; kota uygulamasıyla sadece hekim bağımsızlığının engellenmediğini, aynı zamanda simsarlık üzerine yeni bir sağlık sistemi inşa edildiğini dile getirdi.
Türk Toraks Derneği adına Dr. Osman Elbek; sağlığın temel bir insan hakkı olması, sağlığın niceliğine değil niteliğine bakılması, hekimlerin nitelikli eğitim hakkı ile insanca çalışma koşullarına sahip olması ve sağlığın her alanında grevli toplu sözleşme hakkının tanınması için mücadele ettiklerini ifade etti.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği ile Muayenehaneler Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Çetin Duygu; kota, harç, USHAŞ, tazminat gibi dayatmalar nedeniyle hekimlerin büyük zorluklar çektiğini söyledi ve bu uygulamalardan bir an önce geri dönülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Yönetim Kurulu üyesi Dr. Selçuk Söylemez; malpraktis davaları ve tazminatlar sorununa özel olarak dikkat çekerek Sağlık Bakanlığı’nın bir an önce hekimlere ve hekimliğe sahip çıkması çağrısı yaptı.
Son sözü alan Antalya Tabip Odası üyesi Dr. Güray Ünlü de malpraktis davalarında hekimlerin hastaları karşısında ticari bir tarafa dönüştürülmesine tepki göstererek özel sağlık hukuku yazılmasını istediklerini kaydetti.
![]()

