İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) çağrısıyla her yıl 14 Mart Tıp Haftası’nda düzenlenen Büyük Hekim Yürüyüşü, bu yıl 7 Mart 2026 günü yüzlerce hekimin ve sağlık emekçisinin katılımıyla yapıldı.
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen hekimlere ve sağlık emekçilerine demokratik kitle örgütlerinin ve siyasi partilerin temsilcileri ile milletvekilleri de destek verdi.
“İyi hekimlik değerlerini savunmak için birlikte güçlüyüz” ve “Eziyet Yönetmeliği’ni istemiyoruz; formül değil, aile hekimiyiz” yazılı pankartların taşındığı yürüyüşte “Sağlıkta dönüşüm ölüm getirir”, “Sağlıkta ticaret ölüm demektir”, “Sermayeye değil emekçiye bütçe”, “Hasta hekim el ele mücadeleye”, “Yaşamak, yaşatmak istiyoruz”, “Sağlıkta şiddet sona ersin”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları atıldı.
Yurttaşların da alkışlarıyla destek verdiği yürüyüşün ardından Kadıköy İskele Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı.
İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, 14 Mart’ın tarihsel anlamını tıp öğrencilerinin işgale karşı direnişinden aldığını hatırlatarak söze başladı. Bugün de dünyanın pek çok bölgesinin savaş tehdidi altında olduğunu ve sağlık kuruluşlarının, okulların, sivil alanların açıkça hedef alındığını belirten Küçükosmanoğlu, hekimlerin “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diyerek her zaman emperyalist müdahalelerin karşısında dünya halkları ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdi.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip de 14 Mart’ın hekimlerin ülke sorunlarına müdahil oldukları ve ülkemizi işgal eden emperyal devletlerle mücadele etmeye karar verdikleri günün simgesi olduğunu söyledi. Bugün de hekimlerin dünya ve ülke sorunlarına duyarlı olduğunu, sağlığın ancak barış içinde ve demokratik koşullar altında olabileceği bilinciyle hareket ettiğini vurgulayan Saip, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hepimiz biliyoruz ki; savaşın olduğu, demokrasinin ise olmadığı yerde sağlık olamaz. Tek adam rejimiyle ve kayyumlarla yönetilen, hekimlerin ve sağlık emekçilerinin meslekleri üzerinde söz hakkının olmadığı, iyi hekimlik değerlerinin aşındığı bir ülkede hekimlik yapmak mümkün değildir. Sağlığın ticarileştirilmesine karşı çıkmak için; sağlık hizmetinin hastaya ve hekime yaraşır şekilde, insan onuruna uygun koşullarda verilmesi için; iş güvencesi, can güvencesi, mesleki bağımsızlık için; akademide liyakat, bilimsel özerklik için; bilim dışı yöntemlere ve şarlatanlara karşı çıkmak için; performans sisteminin sağlığa zararlı olduğunu haykırmak için; sağlık çalışanlarının güvenceli çalışma hakkı için; emeklilikte insanca yaşayacak ücret talebi için; güvenli çalışma ortamı için; eşit ve ücretsiz olarak koruyucu tedavi ve sağlık hizmetlerine erişim için; barış, demokrasi için buradayız. 14 Mart’ta tüm bu taleplerimizi yükseltmek için, tüm şehirlerden gelen hekimlerle birlikte Ankara’da olacağız.”
İTO Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç ise basın açıklamasını okudu. Açıklamanın tamamı için tıklayınız.
Açıklamanın okunmasının ardından etkinlik sona erdi.
![]()

