Türk Tabipleri Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu’nun (İHK) düzenlediği “Kapitalizm, Sermaye ve Barbarlık” başlıklı çevrimiçi panel, 2 Mart 2026 günü yapıldı. Panel, TTB’nin sosyal medya kanallarından canlı yayımlandı.
TTB İHK Yürütme Kurulu üyesi Dr. Elif Turan’ın açılışını yaptığı etkinlikte genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Cem Terzi kolaylaştırıcılığı üstlenirken, akademisyen ve siyaset bilimci Prof. Dr. Şebnem Oğuz ise konuşmacı olarak yer aldı.
Etkinliğin başında kısa bir giriş yapan Prof. Dr. Cem Terzi, Trump’ın yeniden başkan olmasıyla birlikte ABD’nin dünyaya yeni bir savaş dönemini ilan ettiğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münih Güvenlik Konferansı’nda “uluslararası hukuku yok sayma, soykırım yasağını çiğneme, büyük imparatorluklara geri dönme” çağrılı konuşmasına dikkat çeken Terzi, “Kapital, kapitalizm olarak bilinen tarihsel evredeki baskın toplumsal ilişkidir ve Marx’ın (1859) ifadesiyle ‘kandan damlar’” dedi.
Prof. Dr. Şebnem Oğuz; emperyalist saldırganlıklardan soykırımlara, sonu gelmeyen savaşlardan derinleşen ekolojik yıkıma, kitlesel yerinden edilmelerden yoksullaşmaya, içinden geçtiğimiz dönemin tam bir barbarlık dönemi olduğunu vurgulayarak sunumuna başladı. Egemenlerin bu çoklu krizin farkında olduğunu, “çözülemez ancak yönetilebilir” mantığıyla hareket ettiğini belirten Oğuz; kapitalizmin ve mülksüzleştirmenin tarihsel gelişiminden bahsederken, kapitalizmin krizlerini de nitelik, yönetim rejimi ve şiddet biçimi olarak ele aldı.
Güncel olarak kapitalizmin krizini ve faşizmi anlayabilmek için sömürgecilik tarihinden bir izlek sunan Oğuz; ABD iç sömürgeciliğini “kurucu faşizm”, kolonilerde denenmiş şiddetin metropole tek yönlü dönüşünü (sömürgeci bumerang) “klasik faşizm”, bugün bu şiddetin küreselleşmesini (küresel bumerang) ise “geç faşizm” olarak niteledi. Bu izleğin aynı zamanda emperyalizmin dönüşümü anlamına geldiğini de kaydeden Oğuz; “geç emperyalizm” dediği bu formun düzen kurucu değil, istikrarsızlığı yöneten bir rol üstlendiğinin altını çizdi.
2008-2026 yılları arasındaki son kriz dönemini “finansal çöküş ve devlet kurtarması (2008-2013)”, “jeoekonomik kırılma (2013-2019)” ve “pandemi-dolaşım krizi (2020-günümüz)” olarak üç evreye de ayıran Oğuz; son evreyi fosil kapitalizminin tahkimi, dijital kapitalizmin güvenlikleştirilmesi, yeşil ekstraktivizmin yükselişi, hibrit savaş rejimi gibi unsurlar ile birlikte değerlendirdi.
“Yeni enternasyonalizmin akışa müdahale edebilen bir emek/direniş koordinasyonu kurabilmesi gerekir. Savaşa karşı barış mitingleri yetmiyor. Emperyalizmin maddi altyapısını çökerten direnişler gerekiyor” diyen Oğuz; liman işçilerinin ve lojistik emeğinin, tedarik zinciri işçilerinin ve eşzamanlılık mantığının, enerji geçişi ve maden işçilerinin, göçmen dayanışmasının, dijital/platform emeğinin, hibrit savaşa karşı bakım altyapısı savunusunun önemine özel olarak dikkat çekti. Oğuz, “Sosyalist, feminist, ekolojik, ırkçılık karşıtı enternasyonalizmin aşağıdan kurulması gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Etkinlik, izleyicilerden gelen soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.
![]()

