Seçilmiş belediye başkanlarına, belediye yöneticilerine ve muhalefet temsilcilerine yönelik giderek artan tutuklamalar ve kayyum uygulamaları; halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ve seçme-seçilme hakkını sistematik biçimde hedef almaktadır. Gelinen aşamada, milyonlarca yurttaşın oylarıyla oluşan yerel yönetim iradesinin önemli bir bölümü fiilen ortadan kaldırılmış; demokratik temsil hakkı yargı süreçleri aracılığıyla işlevsizleştirilmiştir.
Siyasal rejimin toplum üzerindeki baskısını her geçen gün daha da artırdığı bu süreçte; ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve seçme-seçilme hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler sistematik biçimde aşındırılmaktadır. Demokratik denetim mekanizmalarının zayıflatıldığı, yargının siyasetin aracı hâline getirildiği bir ortamda toplumsal barışın, adalet duygusunun ve geleceğe güvenin korunması mümkün değildir.
Sağlığın temel önkoşullarından biri demokratik, barışçıl ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumsal düzendir. Demokrasiye yönelik her müdahale, yalnızca siyasal yaşamı değil; toplumun ruhsal, sosyal ve fiziksel iyilik hâlini de olumsuz etkilemektedir.
TTB olarak halkın iradesine yönelik antidemokratik uygulamaları kabul etmiyoruz. Hukukun üstünlüğünün, masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının eksiksiz uygulanmasını; seçilmişlere ve kamu görevlilerine yönelik süreçlerin siyasi müdahalelerden arındırılmasını talep ediyoruz.
Ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, baskının ve kutuplaşmanın derinleştirilmesi değil; demokrasi, hukuk, toplumsal barış ve eşitlik temelinde ortak bir geleceğin inşa edilmesidir. Tüm demokratik kamuoyunu, emek ve meslek örgütlerini, halkın iradesine ve temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaya; demokratik bir Türkiye mücadelesini birlikte büyütmeye çağırıyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
![]()

